Küresel yatırımcıların gözü bu hafta ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararındayken, Meta’nın rekor büyüklükteki tahvil ihracı piyasalarda yeni bir heyecan dalgası yarattı. Bloomberg Real Yield programına konuk olan dört önde gelen sabit getiri uzmanı, hem Fed’in olası faiz indirimi senaryolarını hem de teknoloji devinin tarihi tahvil satışının yarattığı oyun değişimini masaya yatırdı. TCW Portföy Yöneticisi Bryan Whalen, bu hamlenin yalnızca Meta için değil, tüm yüksek teknoloji sektörü için bir dönüm noktası olabileceğini vurguladı.
Fed fonları vadelilerinde fiyatlanan %65’lik olasılık, Aralık toplantısında 25 baz puanlık indirim işareti taşırken, tahvil getirilerindeki gerileme yatırımcıların risk iştahını yeniden canlandırıyor. Societe Generale Amerika Araştırma Müdürü Subadra Rajappa, enflasyondaki kademeli yavaşlamanın ve işgücü piyasasındaki yumuşamanın, merkez bankasının ‘daha uzun süre yüksek’ retoriğinden ‘veriye bağımlı’ duruşuna geçişini kolaylaştırdığını belirtiyor. Bu ortamda, şirketlerin uzun vadeli borçlanma maliyetleri üç ayda 80 baz puan düşerek, yatırım yapmak isteyen teknoloji devleri için tarihi bir fırsat penceresi araladı.
Meta’nın 8,5 milyar dolarlık 40 yıllık tahvil satışı, sadece şirketin rekoru değil, aynı zamanda teknoloji sektörünün en büyük tek seferlik borçlanması olarak tarihe geçti. PineBridge Investments Küresel Kredi ve Sabit Getiri Başkanı Steven Oh, bu ihracın ‘yatırımcı güveninin göstergesi’ olduğunu ve Meta’nın metaverse ve yapay zekaya yönelik agresive yatırım planlarını fonlamak için mükemmel zamanlama yaptığını söylüyor. Tahvilin getirisi, benzer vadeli hazine tahvillerine göre sadece 115 baz puanlık ek getiri sunsa da, talep 3,2 kat fazla gelerek şirketin kredi risk primini sıkılaştırdı.
AllianceBernstein Kredi Direktörü William Smith, Meta hamlesinin arkasındaki stratejik mantığı şöyle özetliyor: ‘Şirket, 2025 sonrasında düşük faiz ortamına kilitlenmek istiyor; çünkü yapay zeka altyapısına yapacağı 35 milyar dolarlık yatırımın büyük kısmı bu kaynakla finanse edilecek.’ Aynı dönemde Google ve Microsoft’un da benzer vadeli tahvil ihracı için piyasa araştırması yaptığı kulislerde konuşuluyor. Uzmanlar, teknoloji sektörünün bu borçlanma rallisinin, ‘büyük teknoloji’nin nakit akışı güçlü şirketlerinde yeni bir büyüme dalgasının habercisi olabileceğini düşünüyor.
Sonuçta, Fed’in faiz indirimi beklentileriyle birlikte teknoloji devlerinin rekor tahvil satışları, küresel piyasalarda hem risk iştahını hem de uzun vadeli faizlerin aşağı yönlü hareketini destekliyor. TCW’nun modellemelerine göre, 2026 ortasına kadar 10 yıllık ABD tahvil getirisi %3,2 seviyesine gerileyebilir; bu da yüksek teknoloji şirketlerinin yatırım maliyetlerini 50 milyar dolar azaltabilı. Yatırımcılar için mesaj net: Merkez bankaları yavaşlayan enflasyonla birlikte faiz indirimlerine başlarken, nakit akışı güçlü ve büyüme planları agresif olan teknoloji şirketleri, önümüzdeki dönemin kazananları arasında yer alacak.
undefined

























