Avrupa Birliği, büyük bankaların iflası durumunda ek sermaye araçları olan AT1 tahvillerinin tamamen silinmesi (bail-in) uygulamasında ABD'nin engel çıkarmayacağı yönünde somut güvenceler arıyor. Brüksel'deki yetkililer, 2023'te Credit Suisse'nin kurtarılması sırasında yaşanan kargaşanın tekrarını önlemek için Washington'la ön mutabakat peşinde. Söz konusu güvence, küresel sistemik risk barındıran dev bankaların çözümünde regülatörler arası koordinasyonu güçlendirmeyi hedefliyor.
AT1'ler, 2008 krizi sonrası bankaların kendi kaynaklarıyla toparlanmesini sağlamak için tasarlanan, gerekirde tamamen silinebilen kalıcı tahviller. Avrupa'da 2014'ten beri yürürlükte olan kurallar, bu araçların kayıp absorbe etme kapasitesini netleştiriyor. Ne var ki ABD mevzuatı, yabancı regülatörlerin Amerikan menşeli AT1 sahiplerine dokunmasını kısıtlayabilecek maddeler içeriyor; bu da transatlantik bankalar için belirsizlik doğuruyor.
Kıtalar arası uyum eksikliği, 2023'te İsviçre'nin Credit Suisse'yi satarken AT1 sahiplerinin hissedarlardan önce tamamen silinmesiyle gün yüzüne çıktı. Piyasadaki şok dalgası, benzer bir senaryoda ABD'nin nasıl tepki vereceği sorusunu alevlendirdi. Avrupa Komisyonu'nun çözüm merkezi SRB yetkilileri, ABD Hazine ve Fed temsilcileriyle yürüttüğü teknik görüşmelerde bu belirsizliği ortadan kaldıracak mutabakat metnini masaya koydu.
ABD tarafı, yabancı regülatörlerin adil ve şeffaf bir süreç izlemesi, ayrımcılık yapmaması ve ABD menfaatlerini gözetmesi şartını öne sürüyor. Washington, aynı anda kendi topraklarında faaliyet gösteren sistemik bankaların çözümünde eşit muamele bekliyor. Taraflar, 2024 sonuna kadar prensip mutabakatına varmayı, 2025'te de teknik ek protokolüyle uygulamayı hedefliyor. Anlaşma sağlanırsa, Avrupa'daki ABD'li AT1 yatırımcıları için tahsilat riski azalacak.
Uzmanlara göre, bu güvence mektubu küresel finansal istikrar açısından dönüm noktası olabilir. Sistemik bankaların çözümünde kıtalar arası koordinasyon artarsa, piyasalardaki belirsizlik primi düşer, sermaye maliyeti azalır. Ancak anlaşma sağlanamazsa, bir sonraki büyük banka krizinde yine kaotik sahneler yaşanabilir. AB'nin ısrarlı diplomasisi, 2024 yazında yapılacak G20 toplantıları öncesinde Washington'ı razı etme baskısını artırıyor.
undefined

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder