26 Aralık 2025 Cuma

İstanbul Trafik Yoğunluğu %83’e Ulaştı: Çözüm Var mı?

İstanbul Trafik Yoğunluğu %83’e Ulaştı: Çözüm Var mı?

İstanbul’un sabahları artık sadece güneşin doğuşuyla değil, aynı zamanda trafik yoğunluğunun %83’lere tırmanmasıyla da anılıyor. Megakentin ana arterlerinde kilometrelerce kuyruk, yüzbinlerce sürücü ve toplu taşıma yolcusu, günlük ‘çile’yi yeniden yaşamaya başlıyor. Trafik çilesi, İstanbul’un en eski ‘klasiklerinden’ biri hâline geldi; ancak bu klasik her geçen gün daha da ağır bir senaryoya dönüşüyor. Uzmanlar, yoğunluğun yalnızca araç sayısından değil, alternatif ulaşım kanallarının yetersizliğinden kaynaklandığını vurguluyor.

Durum sadece ‘uzun yol’ değil; aynı zamanda zaman kaybı, yakıt israfı ve psikolojik yıpranma demek. İBB verilerine göre kentte günlük araç geçişi 7 milyonu aşıyor, ancak yol altyapısı bu hacmin yalnızca %60’ını sorunsuz taşıyabiliyor. Marmaray, metro ve metrobüs hatlarında yapılan iyileştirmelere rağmen, son-kilometre bağlantılarındaki kopukluk vatandaşı özel araca mahkûm ediyor. Sonuç: saatlerce süren kuyruklar, artan egzoz emisyonları ve verimsiz çalışma saatleri. Trafik polisi ekipleri, ana kavşaklarda ‘dinamik yönlendirme’ yapsa da, yoğunluk çözülmek yerine farklı güzergâhlara sızıyor.

Peki %83’lük yoğunluk hangi saatlerde yaşanıyor? İBB Harita verileri, 07:30-09:30 ile 17:30-20:00 aralıklarını ‘kritik bant’ olarak işaretliyor. Bu zamanlarda TEM Otoyolu’nun Mahmutbey gişeleri, E-5’in Avcılar-Beylikdüzü kesimi ve Boğaziçi Köprüsü girişi tam kapasite çalışıyor. Akıllı kavşak sistemleri yeşil ışık süresini uzatsa da, araç akışındaki hız ortalama 18 km/saatle sınırlı kalıyor. Uzmanlar, ‘sürdürülebilir çözüm’ için kademeli mesai saatleri, uzaktan çalışma modelleri ve okul servis saatlerinin yeniden planlanmasını öneriyor.

Alternatif rotalar deneyen sürücüler içinse kurtarıcı çözüm ‘deniz’ oluyor. Şehir Hatları vapurları, 2024 yılında yolcu sayısını %28 artırarak 42 milyona ulaştı. Kartal-Pendik hattındaki hızlı feribotlar, 45 dakikalık kara yolculuğunu 20 dakikaya indiriyor; ancak biletsizlik ve düzensiz seferler deniz yolunu ‘plansız’ hâle getiriyor. Diğer taraftan bisiklet yollarındaki ısrarlı eksiklik, kısa mesafe trafiğini de tetikliyor. Sonuçta İstanbullu, trafik çilesini ‘azaltmak’ için yeni bir mobil uygulama indiriyor; ama çile yerini sadece farklı bir güzergâha bırakıyor.

Uzun vadede İstanbul’un trafik kâbusunu çözmek için ‘çok modlu entegrasyon’ şart: metro hatlarının 24 saate çıkarılması, Marmaray’ın yük taşımacılığına açılması, kentsel kargo dağıtımının gece yapılması ve okul servislerinin toplu taşımayla entegre edilmesi. Danışmanlık şirketi McKinsey’in modellemesi, bu önlemlerin uygulanması hâlinde 2030’a kadar yoğunluğun %45’lere çekilebileceğini gösteriyor. Ancak bunun için siyasi irade, bütçe ayrımı ve—belki de en önemlisi—vatandaşın alışkanlıklarını değiştirmeye hazır olması gerekiyor. Tıpkı bir İstanbul klasiği olan trafik çilesi; çözüm de ancak klasik sabır ve kapsamlı planlamayla mümkün olacak.


undefined

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder