2026 yılına sayılı haftalar kala piyasalardaki belirsizlik yavaş yavaş yerini hesaplanabilir bir iyimserliğe bırakıyor. RGA Investments’ın Baş Yatırım Sorumlusu Rick Gardner, Bloomberg yayınında yaptığı açıklamada, yatırımcıların gelecek yıl için “temkinli ama umutlu” bir yaklaşım benimsemesinin mantıklı olduğunu vurguladı. Gardner’a göre, özellikle seçim ve politika gündeminin yarattığı dalgalanmaların azalması, piyasaların kendi temel dinamiklerine dönmesini sağlayacak. Bu ortam, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için yeni pozisyon alma fırsatları doğurabilir.
Son üç yılda küresel piyasalar; pandemi, jeopolitik gerilimler ve sıkı para politikaları gibi arka arkaya şoklar yaşadı. Bu süreçte yatırımcıların en büyük şikâyeti, politik belirsizliklerin makro verilerin önüne geçmesiydi. Gardner, 2026 itibarıyla bu “gürültünün” azalacağını ve varlık fiyatlarının daha sağlıklı teknik seviyelerde hareket edeceğini öngörüyor. ABD’de başkanlık seçiminin geride kalması, Avrupa’daki bütçe müzakerelerinin neticelenmesi ve merkez bankalarının artık “ne zaman faiz indireceği” sorusuna odaklanması, piyasalardaki oynaklık göstergelerini geri çekebilir.
Gardner’in dikkat çektiği ikinci önemli nokta, “teknoloji hisselerinin aşırı konsantre” olduğu bir dönemin sona ermekte olduğu yönünde. 2023-2025 arasında yapay zekâ konusundaki heyecan, dev teknoloji şirketlerinin piyasa değerlerini rekor seviyelere taşıdı. Buna karşın, bu rallinin dar tabanlı yapısı, yatırımcıları tek bir sektöre fazla maruz bıraktı. Gardner, 2026’da teknoloji dışındaki sektörlerin—özellikle sağlık, altyapı ve enerji—görece daha cazip hâle gelmesini bekliyor. Bu rotasyon, riski dağıtırken uzun vadeli getiri potansiyelini de artırabilir.
Yatırımcılara pratik strateji önerisinde bulunan Gardner, “kademeli çeşitlendirme” vurgusu yapıyor. Yüksek değerlenmiş teknoloji hisselerinden kademeli çıkış, düşük görece değerleme oranlarına sahip kaliteli şirketlere doğru kayış, portföylerin 2026’da hem yukarı hareketten faydalanmasını hem de aşağı riski sınırlamasını sağlayabilir. Ayrıca, gelişmekte olan piyasalarda seçici hisse senedi alımlarının, gelişmiş ülke tahvillerine kıyasla daha iyi risk-getiri profili sunabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların “büyük resme” odaklanarak kısa vadeli dalgalanmalara aldanmaması gerektiğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak Gardner, 2026’nın “makul iyimserlik” için uygun bir zemin sunduğunu, ancak yatırımcıların beklentilerini dengeli tutmasını öneriyor. Politika belirsizliğinin azalması, sektörel çeşitlendirmenin öne çıkması ve makro verilerin daha güvenilir sinyaller vermesi, piyasaların sağlıklı bir yükseliş sergileyebileceğine işaret ediyor. Ancak Gardner, bu senaryonun “otomatik” gerçekleşmeyeceğini, yatırımcıların aktif portföy yönetimi ve sağlam risk kontrol mekanizmalarına ihtiyaç duyacağını vurguluyor. 2026, disiplinli ve esnek yatırımcılar için fırsatlarla dolu bir yıl olabilir; önemli olan, bu fırsatları doğru zamanlamayla değerlendirebilmek.
undefined

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder