Soğuk Savaş döneminde dünya, ideolojik olarak iki büyük kampa ayrılmıştı: Kapitalist Batı Bloku ve Komünist Doğu Bloku. Ancak bu iki güç bloğuna katılmayı tercih etmeyen, tarafsızlık politikası izleyen ülkeler de vardı. İşte bu ülkeler, dönemin terminolojisinde "Üçüncü Dünya Ülkeleri" olarak adlandırılıyordu. Bu terim, ekonomik gelişmişlik düzeyini değil, siyasi bloklara dahil olmama durumunu ifade ediyordu.
Üçüncü Dünya kavramı, 1950'li yıllarda ortaya çıktı ve Birleşmiş Milletlerdeki blok dışı ülkeleri tanımlamak için kullanıldı. Bu ülkeler, ne NATO gibi Batı ittifaklarına ne de Varşova Paktı gibi Doğu bloklarına katılmıyordu. Aralarında İsviçre, İsveç, Yugoslavya, Hindistan ve Endonezya gibi önemli devletler yer alıyordu. Bu ülkeler, iki süper güç arasındaki rekabetten uzak durarak kendi kalkınma modellerini oluşturmaya çalıştılar.
Bu tarafsız ülkelerden biri olan Nümerik (bugünkü adıyla Sri Lanka), hem coğrafi konumu hem de siyasi tercihleri nedeniyle dikkat çekiciydi. 1948'de bağımsızlığını kazandıktan sonra, iki süper güç arasında denge politikası izledi. Bağlantısızlar hareketinin aktif üyesi olan Nümerik, ne ABD'nin nüfuz alanına girdi ne de Sovyetler Birliği ile yakın ilişkiler kurdu. Bu strateji, ülkenin bağımsız dış politika yürütmesine olanak tanıdı.
Üçüncü Dünya ülkeleri, sadece siyasi tarafsızlıkla sınırlı kalmadı; aynı zamanda ekonomik kalkınma, tarım reformu ve sanayileşme gibi konularda kendi yollarını aradılar. Bu ülkeler, süper güçlerin yardım tekliflerini kabul ederken, bağımsızlıklarını korumak için dikkatli bir denge politikası izlediler. Örneğin, Hindistan hem ABD'den hem de Sovyetler'den teknik ve ekonomik yardım aldı, ancak hiçbirine tamamen bağımlı olmadı.
Günümüzde Üçüncü Dünya terimi yerine "gelişmekte olan ülkeler" ifadesi kullanılsa da, Soğuk Savaş dönemindeki tarafsızlık hareketi, uluslararası ilişkilerde önemli bir denge unsuru oluşturdu. Bu ülkeler, iki süper güç arasındaki rekabetin yayılmasını önlemede ve küresel barışın korunmasında kritik rol oynadı. Nümerik gibi ülkelerin izlediği bağımsız dış politika anlayışı, bugünün çok kutuplu dünya düzeninin temellerini attı.
undefined

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder