Yunanistan’da çiftçiler, artan maliyetler ve düşük gelirler karşısında seslerini duyurmak için traktörlerini başlattı. Ülke genelinde binlerce üretici, tarım sektörünün yaşadığı krizi protesto etmek için yollara çıktı. Atina’ya doğru ilerleyen konvoylar, sadece ekonomik sıkıntıların değil, aynı zamanda kırsal kalkınmanın geleceğinin de alarm zillerini çalıyor. Bu eylemler, Yunanistan’da tarımın temel taşı olan çiftçilerin artık nefes almakta zorlandığını gösteriyor.
Yunan çiftçilerinin öfkesi, son yıllarda hızla artan yakıt, gübre ve yem fiyatlarına karşılık, ürün fiyatlarının aynı oranda artmamasından kaynaklanıyor. AB tarım sübvansiyonlarının yetersiz kaldığını savunan üreticiler, hükümetin kırsal kalkınma politikalarını da eleştiriyor. Özellikle küçük aile işletmeleri, artan girdi maliyetleri ve düşük kar marjları nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu durum, Yunanistan’da kırsal nüfusun hızla azalmasına ve tarım arazilerinin terk edilmesine yol açıyor.
Eylemlerin merkezinde, çiftçilerin taleplerini sıraladıkları bir bildiri yer alıyor. Üreticiler, yakıt ve gübre gibi temel girdilerde KDV indirimi, AB sübvansiyonlarının adil dağıtımı ve kırsal altyapı yatırımlarının artırılmasını talep ediyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine karşı daha etkili destek programları isteniyor. Çiftçiler, hükümetin kendilerini 'gıda güvenliğinin temel taşları' olarak görmesi gerektiğini vurguluyor ve aksi takdirde Yunanistan’ın tarımsal üretimde dışa bağımlı hale geleceği uyarısında bulunuyor.
Hükümet yetkilileri, çiftçilerin taleplerini dikkatle incelediklerini ve bazı kısa vadeli önlemlerin yanı sıra uzun vadeli reformlar üzerinde çalıştıklarını açıklıyor. Tarım Bakanlığı, sübvansiyon sisteminin yeniden yapılandırılması ve çiftçilere yönelik eğitim programlarının genişletilmesi gibi adımlar attıklarını belirtiyor. Ancak çiftçiler, bu önlemlerin yetersiz olduğunu ve daha köklü değişiklikler gerektiğini savunuyor. Aradaki güven bunalımı, Yunanistan’da tarım sektörünün geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor ve üreticilerin sabrının taşmak üzere olduğunu gösteriyor.
Yunanistan’daki çiftçi eylemleri, Avrupa’nın daha geniş bir sorunun parçası olarak görülüyor. İklim krizi, küresel pazar dalgalanmaları ve artan üretim maliyetleri, Avrupalı çiftçileri benzer zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Uzmanlar, Yunanistan örneğinin, AB’nin ortak tarım politikasında köklü değişiklikler gerektirdiğini gösterdiğini vurguluyor. Gelecekte, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile çiftçilerin ekonomik sürdürülebilirliği arasında denge kurulması gerekecek. Aksi halde, Avrupa’nın kırsal dokusu ve gıda güvenliği ciddi risk altına girecek.
undefined

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder