26 Aralık 2025 Cuma

Türkiye'de Gelir Eşitsizliği: En Zengin %20'nin Payı %48'e Ulaştı

Türkiye'de Gelir Eşitsizliği: En Zengin %20'nin Payı %48'e Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı son gelir dağılımı verileri, ülkedeki ekonomik eşitsizliğin derinleştiğini gözler önüne serdi. Buna göre, en yüksek yüzde 20'lik gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48 seviyesine ulaştı. Bu oran, toplam gelirin neredeyse yarısının en zengin kesime ait olduğunu ortaya koyarken, geriye kalan yüzde 80'lik nüfusun toplam gelirden aldığı payın sadece yüzde 52 olduğunu gösteriyor. Bu durum, Türkiye'deki gelir adaletsizliğinin ne denli büyük bir sorun haline geldiğini bir kez daha kanıtlıyor.

Gelir dağılımındaki bu dramatik dengesizlik, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve politik sonuçlar da doğuruyor. Türkiye'de son yıllarda artan yaşam maliyetleri, enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık, düşük gelirli grupları daha da yoksullaştırırken, yüksek gelirli grupların servetlerini koruyabilme veya artırabilme avantajına sahip olmaları, uçurumun derinleşmesine neden oluyor. Bu durum, toplumsal huzursuzluğun artmasına ve vatandaşlar arasında adaletsizlik hissinin güçlenmesine yol açıyor.

Uzmanlar, bu eşitsizliğin temel nedenleri arasında vergi sistemindeki adaletsizlikleri, eğitim fırsatlarındaki eşitsizlikleri ve iş gücü piyasasındaki yapısal sorunları gösteriyor. Türkiye'de dolaylı vergilerin ağırlıklı olması, düşük gelirli grupların daha fazla vergi yükü altına girmesine neden olurken; eğitimdeki fırsat eşitsizliği, sosyal mobiliteyi kısıtlayarak yoksulluk döngüsünü sürdürüyor. Ayrıca, kayıt dışı istihdamın yaygın olması da düşük gelirli grupların hem sosyal güvenceden yoksun kalmasına hem de ücretlerinin baskılanmasına neden oluyor.

Bu veriler, Türkiye'nin gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında ne denli geride olduğunu da gösteriyor. Avrupa Birliği ülkelerinde en yüksek yüzde 20'lik gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay genellikle yüzde 35-40 aralığındayken, Türkiye'de bu oranın yüzde 48'e çıkması, ülkenin gelir dağılımında ciddi bir sorun yaşadığını ortaya koyuyor. Bu durum, hem ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturuyor hem de toplumsal barışı tehdit ediyor.

Gelir eşitsizliğinin azaltılması için atılması gereken adımlar oldukça açık: Daha adil ve dolaysız vergi sistemi, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, asgari ücretin insani yaşam düzeyine yükseltilmesi ve sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi gibi önlemler şart. Ancak bu reformların hayata geçirilmesi siyasi irade gerektiriyor. Türkiye'nin önündeki en büyük sorunlardan biri, bu yapısal reformları gerçekleştirecek siyasi isteğin ve toplumsal baskının ne kadar güçlü olacağı. Aksi takdirde, bu dramatik gelir eşitsizliği, ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasının önündeki en büyük engel olmaya devam edecek.


undefined

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder