Aralık ayında 10 yıllık ABD hazine tahvillerinde yaşanan teslimat başarısızlıkları, sekiz yılın zirvesine çıkarak piyasada yankı uyandırdı. Federal Reserve’in (Fed) 2022’den bu yana sürdürdüğü tahvil portföyünü küçültme politikası, bu başarısızlıkların temel nedeni olarak gösteriliyor. Uzmanlar, merkez bankasının bilanço küçültme adımlarının piyasa likiditesini azaltmasıyla birlikte, tahvil bulma maliyetlerinin hızla arttığına dikkat çekiyor. Bu gelişme, küresel çapta risk yönetimi stratejilerini yeniden gözden geçirme ihtiyacını da beraberinde getiriyor.
Teslimat başarısızlığı, satıcının vadede teslim edecek menkul kıymeti zamanında temin edememesi durumudur. Repo piyasasında bu tür aksamalar, kısa vadeli fonlama maliyetlerini artırarak finansal sistemin omurgasını sarstığı için yakından izlenir. Fed’in 9 trilyon dolarlık bilançodan yaklaşık 1,4 trilyon dolarlık tahvili geri çekmesi, piyasada ‘’ödünç verilebilir’’ kağıt arzını ciddi biçimde daraltmış durumda. Bu daralma, özellikle 10 yıllık gösterge tahvilde yüksek talep dönemlerinde kısa pozisyon alan yatırımcıların kağıt bulmakta zorlanmasına neden oluyor.
Yılın son çeyreğinde repo faizlerindeki oynaklık, tahvil bulma zorluğunu daha da belirginleştirdi. Primary dealer bankalar, Fed’in satış baskısı yarattığı dönemde stoklarını erken azalttı; bu da stres anlarında piyasaya likidite sağlama kapasitelerini düşürdü. Sonuçta, kısa pozisyon taşıyan hedge fonlar ve diğer spekülatif hesaplar, teslim tarihinde kağıt temin edemediklerinde başarısızlıkla karşılaştı. Bu durum, regülatörlerin ‘’fail’’ istatistiklerinde Aralık ayında 8 yılın en yüksek seviyesini görmesine yol açtı.
Uzmanlara göre, yaşanan sıkıntı sadece teknik bir takvim olayı değil; aynı zamanda para politikasının piyasa dinamikleri üzerindeki etkisini gösteren önemli bir sinyal. Fed’in ‘’quantitative tightening’’ (QT) süreci yavaşlatılsa bile, bilançoda tutulan tahvillerin yeniden piyasaya sürülme ihtimali düşük. Bu da 2024’te benzer teslimat baskılarının devam edebileceği anlamına geliyor. Yatırımcılar, olası stres senaryolarına karşı repo hatlarını genişletmeyi ve nakit tamponlarını artırmayı planlıyor.
Sonuçta, 10 yıllık tahvil teslimat başarısızlıklarındaki sıçrama, merkez bankalarının bilanço politikalarının piyasa altyapısı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Finansal istikrarın korunması için likidite araçlarının çeşitlendirilmesi ve özkaynak tamponlarının güçlendirilmesi büyük önem kazanıyor. Gelecek dönemde Fed’in repo tesislerini daha esnek kullanması ve piyasa yapıcılarının stok kapasitesinin artırılması, benzer tıkanıklıkların önüne geçilmesinde kilit rol oynayabilir. Yatırımcılar içinse, risk yönetimi stratejilerini güncellemek artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geldi.
undefined

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder