20 Aralık 2025 Cumartesi

Ankara'da Susuzluk Alarmı: Barajlar Kuruyor

Ankara'da Susuzluk Alarmı: Barajlar Kuruyor

Ankara, tarihinin en ciddi susuzluk krizlerinden birini yaşıyor. Başkent’i besleyen barajlardaki su seviyesi kritik eşiğin altına düştü; bazı göletlerde su, baraj duvarlarının dibinden ancak akacak kadar kaldı. Meteorolojilerin ardı ardına gelen kuraklık uyarıları, çiftçiden sanayiciye herkesi endişelendiriyor. Peki Ankara’nın musluklarına artık “dibindeki su” mu akacak? Kentin içme suyu rezervleri ne zaman tükenecek? Ve susuzlukla mücadele için hangi acil önlemler devreye alınıyor?

Ankara’nın yıllık 870 milyon metreküp içme-kullanma suyu ihtiyacının yaklaşık %70’i barajlardan karşılanıyor. ASKİ verilerine göre 2023 sonu itibarıyla kentteki toplam doluluk oranı %25’in altına geriledi. Çamlıdere, Çubuk-1 ve Kurtboğaz gibi ana kaynaklardaki düşüş, kentin 6 aylık suyunun kaldığını gösteriyor. Küresel iklim modelleri, Orta Anadolu’da yağışların 2050’ye dek %20-30 azalacaını öngörüyor. Bu da barajların yalnızca yağış değil, kar erime zamanlamasını da kaybettiği anlamına geliyor.

Kuraklıkla mücadelede Ankara Büyükşehir Belediyesi “Damla Damla Tasarruf” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında 50 binden fazla akıllı sayaç takıldı, 2 milyon metrekare yeşil alan yağmurlama sistemine bağlandı. Evsel kullanımda 3 ayda %12 tasarruf sağlandı. ASKİ ayrıca 32 mahalleyi içeren “Gece Basınç Yönetimi” ile kayıp-kaçak oranını %35’den %25’e düşürdü. Ancak uzmanlar, mevcut önlemlerin kısa vadede krizi yalnızca ertelediğini vurguluyor.

Ankara, susuzlukla başa çıkmak için “çift kanallı” strateji izliyor: kısa vadede arıtma teknolojileri, uzun vadede ise dış havza transferleri. Başkent’e günde 150 bin metrekup ilave kapasite sağlayacak ileri biyolojik arıtma tesisi 2025’te devreye girecek. Polatlı’dan getirilecek 85 milyon metreküplik dış havza projesi için DSİ ihale aşamasında. Tarımsal sulamada damla sistemine geçen üreticilere %75 hibe veriliyor. ASKİ, 2030’a kadar kentteki kişi başı günlük su kullanımını 210 litreden 150 litreye çekmeyi hedefliyor.

Ankara’nın susuzluk senaryoları, Türkiye’nin iklim güvenliği açısından kritik dersler sunuyor. Kritik eşiğin altına düşen barajlar, sadece su yönetiminde değil, kentsel göç ve gıda fiyatlarında da domino etkisi yaratabilir. Uzmanlara göre kent, bir yıl içinde yağış rejiminin normale dönmesi hâlinde bile mevcut rezervlerle 18 ay dayanabilir. Bu nedenle bireysel tasarruf, tarımsal verimlilik ve iklim adaptasyonu üçgeninde acil eylem planı şart. Aksi hâlde Ankara, musluklarına gelen son damlaları tartışmak yerine “göç eden bir başkent” senaryosunu konuşmak zorunda kalacak.


undefined

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder